www.insicamx.com

     

 

 

 

 

 

 

 
Arnavut Çiğeri
Bademli Dana Bonfile
Bademli Üzümlü Biftek
Baharatlı Bonfile
Beef Stroganoff
Beğendili Kuzu Sahan Pirzolası
Beyran
Biberiye Soslu Pirzola
Biberli Hindi
Böf Stroganoff

çorba
isim Farsça ş°rb¥

1.Sebze, tahıl, et vb. ile hazırlanan sıcak, sulu içecek.

2.mecaz  İçinden çıkılmaz durum.

söğüş
isim

1.Soğuk olarak yenen haşlanmış et.

2.Üzerine yağ ve limon konulmadan ve birbirine karıştırılmadan yenen dilimlenmiş domates, salatalık vb.

yemek (I) -ği
isim

1.Yemek yeme, karın doyurma işi:
       "Yemekten sonra gocuğuna sarar yatırırdı beni."-
N. Cumalı.

2.Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam.

3.Günün belli saatlerinde yenilen besin:
       "Yemek ya kahvaltıda ya da yemekte yenir. Arada bir şey yenmez."-
H. Taner.

4.Konuklara yiyecek verilerek yapılan ağırlama:
       "Pek protokolcü olduğu için yemek sessiz geçiyordu."-
F. R. Atay.

ızgara
isim (ızga'ra) Rumca

1.Metal çubukların, ağaç dallarının aralıklı sıralanmasıyla yapılan parmaklık veya kafes biçiminde araç.

2.Pisliklerin su yollarını tıkamasını önlemek veya havalandırmak amacıyla su yollarının havalandırma çıkışları üzerine konulan kafesli veya parmaklıklı demir.

3.Et, balık, köfte vb. yiyecekleri pişirmekte kullanılan araç, gril:
       "Izgaranın sokağa verilen bacasından, kızardıkça yağları eriyen köftelerin kokusu vuruyordu dışarıya."-
N. Cumalı.

4.sıfat  Bu araç üstünde pişmiş:
       "Gün batmadan çok evvel işlerini bitirdikleri için bu saatte meze ve ızgaralardan başka bir şey kalmaz."-
R. N. Güntekin.

5.spor  Futbol ayakkabısının altında bulunan iri başlı kabara:
       "Ötekisinde altından hâlâ ızgaraları sallanan bir futbol ayakkabı eskisi vardı."-
S. F. Abasıyanık.

buğulama
isim

1.Buğulamak işi.

2.Buğuda pişmiş yemek:
       "Hamsi buğulaması."- .

haşlama
isim

1.Haşlamak işi.

2.Haşlanarak pişirilen şey:
       "Ben incik yerinin haşlamasını severim."-
B. Felek.

fırın
isim Rumca

1.İçinde genellikle odun yanan, her yanda aynı derecede ısı oluşturarak ekmek, pasta vb. pişirmeye yarayan, tavanı tonoz biçiminde, önünde tek açıklık bulunan ocak:
       "Pastacı fırını."- .

2.sıfat  Bu ocakta pişirilmiş.

3.Ekmek, pasta vb.nin pişirildiği ve satıldığı dükkân.

4.Elektrik, tüp gaz ve doğal gazla çalışan, yiyecekleri pişirmeye veya ısıtmaya yarayan alet:
       "Elektrik fırını."- .

5.Bir maddenin fiziksel veya kimyasal değişime uğratılması amacıyla içinde ısıtıldığı araç.

tandır
isim Arapça tenn°r

1.Yere çukur kazılarak yapılan bir tür fırın.

2.Bazı yerlerde, kışın ayakları ısıtmak amacıyla alçak bir masanın altına mangal konulup üstüne yorgan örtülerek yapılan düzen.

pilav
isim (pilâv) Farsça pel¥v, pil¥v

 Pirinçten, bulgurdan veya kuskustan yapılan bir yemek:
       "Servis tabağını pilavla doldurdu, tepesine de kale burcu gibi etleri dikti."- M. İzgü.

salata
isim (sala'ta) İtalyanca salata

Genellikle bazı çiğ ot ve sebzelerle yapılan, yağ, limon vb. maddeler konulan, yemeklerle birlikte yenen yiyecek:
       "Domates salatası. Yeşil salata. Çoban salatası."- .

meze
isim (me'ze) Farsça meze

1.İçki içilirken yenilen yiyecek:
       "Salatayı, peyniri yenilediler. Bu kadar mezenin yenilip bu kadar içkinin içilmesi gene de bir saat sürmedi."- N. Cumalı.

2.mecaz  Eğlence, alay.

tatlı
sıfat

1.Şeker tadında olan:
       "Tatlı nar. Tatlı elma."- .

2.Acı olmayan, içilebilen, yenilebilen:
       "Tatlı su. Tatlı salatalık."- .

3.isim  Şekerle veya şekerli şeylerle yapılan yiyecek:
       "Baklava, revani, lokma birer tatlıdır."-

4.zarf  Hoşa gidecek bir biçimde, tatlılıkla:
       "Ne tatlı bakıyordu."- .

5.mecaz  İnsanı çeken, göze, kulağa hoş gelen, rahatlatan, dinlendiren, sevindiren:
       "Bu acı adam, tatlı ve nüktedandı."-
Y. Z. Ortaç.

pasta (I)
isim (pa'sta) İtalyanca pasta

 İçine katılmış türlü maddelerle özel bir tat verilmiş, fırında veya başka bir yolla pişirilerek hazırlanmış bir tür hamur tatlısı.

 

Kaynak:www.tdk.gov.tr (20 Haziran 2007)

 

 

 

 Toplist - Site Ekle