|
1237'de Akşehir'e yerleşerek,
Seyyid Mahmud Hayrani ve Seyyid Hacı
İbrahim'den ders almıştır.
İslam diniyle ilgili çalışmalarını
sürdürerek medresede ders okutmuştur.
Kadılık görevinde bulunmuştur.
İnsanlara yol göstericiliği, keskin
zekası ve ince nükteleriyle toplumun beğenisini kazanmış ancak bu
önemli kişiliğe daha sonradan aslında olmayan bir çok söylenti ilave
edilmiştir.
Hayatı hakkında az bilgiye sahip
olunan, Nasreddin Hoca hakkında hemen herkesin kendine has bir
görüşü vardır. Öyle ki Nasreddin Hoca her yerlidir, o her zaman
yaşıyordur, o aynı zamanda çok yerde görülür, güçlü olduğuna
inanılan herkesin karşısına mücadele için o çıkarılır. Çünkü o en
güçlüyü bile ince zekasıyla alt edecektir.
Tüm bu olumsuzluklara rağmen
Nasreddin Hoca Türkiye’de ve dünyada hak ettiği yeri almıştır.
Türkiye içinde onun hakkında yapılan yayınların sayısının çokluğu
aşikardır. Onun hakkında yapılan uluslar arası yayınların bazıları;
Pierre Mille´in
Nasreddin et son epouse adlı kitabı,
Edmonde Savussey´in
La Litterature Populaire Turque adlı eserindeki Nasreddin Hoca
bölümü,
Jean Paul
Carnier´in Nasreddin Hoca et ses Histoires Turques adlı eser
sayılabilir.
Dünyanın Tanıdığı Türkler
|