|
Ayın Sahibi
Kim:
Jerusalem Post
gazetesi, İsraillilerin Ay’da arsa sahibi olmak istediklerini yazdı.
Habere göre, İsrail’de bu tarz satışları yapan Crazyshop şirketinden
Tom Wegner, Ay’dan arsa satın almanın mümkün olduğu 2000’den beri
yaklaşık 10 bin kadar İsraillinin alım yaptığını söyledi.
Wegner, "Bazı İsrailliler, Ay’da arsa almanın torunları için iyi bir
yatırım ve orijinal bir hediye olduğunu düşünüyor" dedi ve
İsraillilerin dünya çapında satılan 40 milyon kilometre karenin
yüzde 10’una sahip olduğunu söyledi.
Yarım dönümü 60 dolar gibi düşük bir fiyata satılan Ay arsalarının
fiyatlarının, ABD’nin uzay programındaki ilerlemelere paralel olarak
fırlayabileceği belirtiliyor. Ayda arsa satışlarının yapıldığı resmi
internet sitesine göre sadece Aralık ayında binden fazla İsrail
vatandaşı ayda arsa satın aldı.
Crazyshop’un
sahibi Daniel Yaron, İsraillilerin neden Ay’da arsa aldıklarını
şöyle açıkladı: "Birincisi, birisine çok ilginç bir hediye almış
olmak için. İkincisi ise, NASA’nın Ay’da 2020 yılına kadar insanlı
bir üs kurmayı planlamasından sonra, bu gayrımenkulün değerinin
ileride çok değer kazanacağını düşündükleri için. Tabii ki şu anda
bu gayrımenkulle yapılacak bir şey yok. Ancak gelecekte bir şekilde
bu varlığı değerlendirebilmek mümkün olabilir. Bu her şeyden önce
bir öngörü meselesi. 70 yıl önce biri size İsrail’den arsa alın
deseydi, ’neden alalım ki’ derdi insanlar" diye konuştu. Arsa
sahiplerine, aldıkları yer karşılığında bir tapu ve arsanın
fotoğraflı bir haritası veriliyor.
Kaynak:www.hurriyetusa.com (06 Nisan
2007)
Çin Ay'da toprak satışını yasakladı.
Çin'de Ay'daki
topraklar için tapu satan bir firmanın faaliyetine yasak getirildi.
Xinhua haber ajansında yayınlanan habere göre, "Çin'in Ay
Büyükelçiliği" isimli firma bugüne kadar 34 müşterisine toplam 20
hektarlık arsa sattı. Firmanın 2005'te Çinli yetkililer tarafından
50 bin yuan (yaklaşık 9 bin YTL) para cezasına çarptırıldığı ve
faaliyet ruhsatının iptal edildiği belirtildi. Daha sonra yasal
yollara başvuran firmanın, dün sonuçlanan temyiz mahkemesindeki
davayı kaybetmesi üzerine Ay'dan toprak satışının yasaklandığı
belirtildi. Temyiz mahkemesi kararında, hiçbir kişi ve devletin Ay
üzerinde bir mülkiyet hakkı iddia edemeyeceği ifade edildi.
Haberde,
sözkonusu firmanın Ay'da 0.4 hektar genişliğindeki toprağı 298 yuana
sattığı belirtildi.
Kaynak:www.kozmopolit.net (06 Nisan 2007)
4 bin
metrekaresi 30 dolara Ay’da tapulu arazi
Aralarında
Hilton ve Marriott gibi ünlü otel zincirleri, Hollywood zenginleri
ve eski Amerikan başkanları Jimmy Carter ve Ronald Reagan’ın da
bulunduğu müşteriler bugüne değin iki milyonu aşkın arsa satın aldı.
Apollo 11 ekibi
35 yıl önce ilk kez Ay’a indiğinde, Ay’ın sanki Amerikalılara ait
olduğu izlenimi verilmişti. Ay’ın mülkiyet tartışması hala sürerken
Amerikalı açıkgöz bir işadamı Ay’ı parselleyerek satıyor.
21 Temmuz 1969
günü Ay’a atılan ilk adımdan sonra Amerikan bayrağını Ay’ın tozlu
zeminine diken astronotların yüzündeki gururlu ifade sanki
Amerika’nın sahipliğini açıklıyordu. Oysa Nasa böyle bir izlenimin
yaratılmaması için ne yapılması gerektiğini çok öncesinden
kararlaştırmıştı.
Hatta ‘İlk Ay
İnişi Sembolik Etkinlikler Komitesi’ de astronotların sadece
Birleşmiş Milletler bayrağını ya da dünyadaki tüm devletlere ait
minyatür bayrakları dikmeleri gerektiği konusunda uyarmıştı.
Misyon bu
şekilde bir yandan Amerikan zaferi olarak sunulurken diğer yandan da
devletler hukukunu çiğnememiş olacaktı. Yoksa astronotların Avrupalı
kaşiflerin bir zamanlar Yeni Dünya’yı fethettikleri gibi
sahiplenmeleri uzay sözleşmesini ters düşebilirdi.
Ay’a inişten iki yıl kadar önce Sovyetler Birliği, ABD ve diğer 96
devlet tarafından onaylanarak yürürlüğe giren uzay sözleşmesine göre
astronotlar ‘İnsanlığın elçileridir’ ve her devletin tüm
gökcisimlerine ‘sınırsız ulaşım hakkı’ vardır.
Araştırmalar serbest, ‘askeri tatbikatlar’ yasaktır. Ve hiçbir
devletin, uyduları, asteroitleri veya gezegenleri sahiplenme hakkı
yoktur.
Ay sözleşmesi
1979 yılından bu yana ise Ay sözleşmesiyle, Dünyamızın
uydusundaki girişimler için özel yasalar getirildi. Sözleşmeye göre
Ay üzerindeki en ufak bir kırıntı dahi hiçbir organizasyonun,
kuruluşun ya da herhangi bir kişinin malı olamaz.
Bu yasadaki tek
sorun ise şu: Bu kontratın altında bugüne kadar örneğin Pakistan,
Fas veya Meksika gibi sadece on ülkenin imzası bulunurken uzay
Aralarında Hilton ve Marriott gibi ünlü otel zincirleri, Hollywood
zenginleri ve eski Amerikan başkanları Jimmy Carter ve Ronald
Reagan’ın da bulunduğu müşteriler bugüne değin iki milyonu aşkın
arsa satın aldı.
Apollo 11 ekibi
35 yıl önce ilk kez Ay’a indiğinde, Ay’ın sanki Amerikalılara ait
olduğu izlenimi verilmişti. Ay’ın mülkiyet tartışması hala sürerken
Amerikalı açıkgöz bir işadamı Ay’ı parselleyerek satıyor.
21 Temmuz 1969
günü Ay’a atılan ilk adımdan sonra Amerikan bayrağını Ay’ın tozlu
zeminine diken astronotların yüzündeki gururlu ifade sanki
Amerika’nın sahipliğini açıklıyordu. Oysa Nasa böyle bir izlenimin
yaratılmaması için ne yapılması gerektiğini çok öncesinden
kararlaştırmıştı.
Hatta ‘İlk Ay
İnişi Sembolik Etkinlikler Komitesi’ de astronotların sadece
Birleşmiş Milletler bayrağını ya da dünyadaki tüm devletlere ait
minyatür bayrakları dikmeleri gerektiği konusunda uyarmıştı.
Misyon bu
şekilde bir yandan Amerikan zaferi olarak sunulurken diğer yandan da
devletler hukukunu çiğnememiş olacaktı. Yoksa astronotların Avrupalı
kaşiflerin bir zamanlar Yeni Dünya’yı fethettikleri gibi
sahiplenmeleri uzay sözleşmesini ters düşebilirdi.
Ay’a inişten iki yıl kadar önce Sovyetler Birliği, ABD ve diğer 96
devlet tarafından onaylanarak yürürlüğe giren uzay sözleşmesine göre
astronotlar ‘İnsanlığın elçileridir’ ve her devletin tüm
gökcisimlerine ‘sınırsız ulaşım hakkı’ vardır.
Araştırmalar serbest, ‘askeri tatbikatlar’ yasaktır. Ve hiçbir
devletin, uyduları, asteroitleri veya gezegenleri sahiplenme hakkı
yoktur.
Uyanık
işadamı
Ne var ki Ay
sözleşmesi imza için UNO’ya gidene dek Kaliforniyalı işadamı Dennis
Hope, yıldızlara ve Ay’a tek başına sahip çıktı. Hope, sahipsiz
toprakların ilhakını düzenleyen eski bir Amerikan yasasından
yararlanarak, Dünya dışında tüm gezegenleri ve uyduları kendi
mülkiyetine geçirdi. Uyanık işadamı uzay sözleşmesinde,
gökcisimlerinin özellikle de devletler tarafından
sahiplenilemeyeceğine değinildiğini bu yüzden de kişiler için bir
yasağın bulunmadığını öne sürdü.
Hope o zamandan
bu yana ‘Lunar Embassy’ firmasıyla Ay’ı parsel parsel satmaya devam
ediyor. Aralarında Hilton ve Marriott gibi ünlü otel zincirleri,
Hollywood zenginleri ve eski Amerikan başkanları Jimmy Carter ve
Ronald Reagen’ın da bulunduğu müşteriler bugüne değin iki milyonu
aşkın arsa satın aldılar.
Hope, bu arada
satışlarını İnternet üzerinden tüm dünyada sürdürüyor. Ay’da
yaklaşık 4000 metrekarelik bir arsanın fiyatı tapu dahil 30 dolar!
Hope, 20 Temmuz 2001 tarihinde Las Vegas’da ‘galaksi hükümetinin’
kurulacağını açıklamıştı. Şu sıralar ise Ay devleti üzerinde
çalışıyor.
Fakat Ay’da arsa
satışı artık özel bir girişim olmaktan çıktı. Hope gibi diğer birçok
işadamı da Mare Imbrium ve Tycho krateri kenarında parseller satıp
kendi ‘Ay cumhuriyetlerini’ kuruyorlar ya da tüm galaksiyi
sahipleniyorlar.
Buna benzer 24
girişimci sayan Hope, bunların hiçbiri önemli bir sorun yaratmaz
sonuçta hepsi çok geç kaldılar diyor.
Prusya kralı armağanı
Hope’ın diğer
bir rakibi de Ay’ın 15 Temmuz 1756’dan bu yana ailesine ait olduğunu
iddia eden Alman emekli Martin Jürgens. Özel hizmetler karşılığında
Prusya kralı Büyük Friedrich, Ay’ı atalarına hediye etmiş. Üstelik
bunu üzerinde ‘Ay artık onundur’ yazan bir tapuyla da kanıtlıyor ve
geleneklere göre ‘mülkün’ en küçük erkek çocuğa miras kaldığını
iddia ediyor.
‘Elbette ki bunu ciddiye almıyorum, armağan herhalde sadece bir
şakaydı’ diyor Jürgens ama, 1996 yılında Hope’ın etkinliklerini
duyunca yine de ona ateşli bir mektup yazarak ‘Amerikan
açgözlülüğüyle’ suçlamadan edememiş.
‘Hepsi saçmalık,
ne Hope ne de başkaları Ay’a sahip çıkabilir’ diyor hukukçu Pop.
Uzay sözleşmesindeki yasağın kişiler için de geçerli olduğunu diğer
hukukçular kabul da ediyorlar: Ay, tüm insanlığın ortak malıdır.
Uluslararası Uzay Hukuku Enstitüsü şu sıralar Hope & Co’nun mülkiyet
durumunun ne şekilde düzeltilebileceğiyle ilgili öneriler üzerinde
araştırıyor.
Yoksa devletler konfederasyonu özel kuruluşların Ay’da yatırımları
hakkında bir açıklama yapması gerekiyor. www.geo.de’deki habere
göre, bu arada kozmik emlakçi Hope işi iyice genişletti.
Müşterileri, arsaları, insanın yeni bir evrimine katkıda bulunmak
amacıyla satın almışlardı. Çok daha ilerisini görebilenlere Hope’ın
şimdi özel bir fırsat sunuyor: Güneş sisteminin kenarındaki küçük
gezegen Plüton’un fiyatı sadece 250 000 dolar !
Kaynak:webarsiv.hurriyet.com.tr
(06 Nisan 2007)
AYIN SAHİBİ KİM
1970’li yıllarda Amerikalı Dennis Hope,
Ay’ı ve güneş sistemindeki Dünya haricinde tüm gezgenleri adına
kaydettirmişti. ABD yasasına göre, başka birinin adına kayıtlı
olmadığı ve kimse itiraz etmediği sürece isteyen her vatandaş
istediği gayrimenkulu kendi adına kaydettirebiliyor. Yasadaki bu
açıktan yararlanan Californialı işadamı Hope, Ay’ı kendi adına
tescil ettirmişti. Ancak, bunun ne kadar geçerli olduğu tartışma
konusu. Birçok ülkenin imzaladığı ay sözleşmesine göre, "Ay
üzerindeki en ufak bir kırıntı dahi hiçbir organizasyonun, kuruluşun
ya da herhangi bir kişinin malı olamaz." Ancak tüm bu belirsizliğe
karşı, her ülkede ayrı ayrı şirketler tarafından pazarlanan Ay’daki
arsalar kapış kapış gidiyor.
Ay'ın Sahibi Kim?
Bu gün Ay
yüzeyine dikilmiş tek bayrak ABD'ye ait. Aya ilk ayak basmanın
yanında 1969-1972 yılları arasında 12 ABD'li astronot ay yüzeyinde
dolaştılar, toplam 170 saat Ay'da kaldılar. Bu arada sağa sola
kilometrelerce yürüyüş yaptılar. Dünyaya dönüşlerinde 400 kilogram
kaya ve toprak örneği, 30 000 fotoğraf getirdiler.
Bütün bunlar az
şey değil. Onca çalışma, emek, bilgi, para ve risk. Ay için sarf
edilen ve katlanılan bunca şeye karşılık Ay'ın ABD'ye ait olması pek
mantıksız gelmiyor. Niçin Ay'ı da bir eyaletleri ilan edip
bayraklarına bir yıldız daha ilave etmediler?
Aslında
insanların çoğu tarafından, Neil Armstrong'un aya ilk ayak
basışından ve oraya ABD bayrağını dikmesinden beri Ay'ın ABD malı ve
toprağı olduğu sanılıyor. Ancak bu bayrak sembolik açıdan bir önem
taşıyor ve şimdilik Ay kimseye ait değil.
Sovyet Rusya ile ABD'nin uzaya gitme yarışına başlamaları ile
birlikte uzayı sahiplenme konusu da gündeme geldi. Sonunda 1968
yılında, yani Ay'a seyahatten bir yıl önce yapılan uluslararası bir
anlaşma ile çözüme ulaşıldı. Ay'ın ve diğer gökcisimlerinin ve
uzayın araştırılması ve kullanılması konusunda belirli kurallar
getirildi.
Bu anlaşmaya
göre, uzay hiç bir şekilde ve hiç bir ulus tarafından
sahiplenilemez. Tüm dünyanın malı olarak kabul edilen Antarktika
gibi uzay ve Ay kimseye ait değil veya herkese ait. İsteyen
gidebilir.
Kaynak:http://bilim-sitesi.cwrwgl.com (06 Nisan 2007)
Dünyanın Sorunları
|