|
www.insicamx.com |
|||
| Ana Sayfa | Şiirler | Fıkralar | Kim Kimdir? |
| Amacımız | Öyküler | Efsaneler | Bizi Yönetenler |
| İletişim | Masallar | Ödevler | Arşiv |
|
Deyimler Y
Ya Allah. Yabana atmak. Yabancılık çekmek. Ya bu deveyi gütmeli, ya bu diyardan gitmeli. Ya devlet başa, ya kuzgun leşe. Yad eller. Yad etmek. Yağ bağlamak. Yağ bal olsun. Yağcılık etmek. Yağlı ballı olmak. Yağlı kapı. Yağlı kuyruk. Yağlı müşteri. Yağma gitmek. Yağma yok. Yağmurdan kaçarken dluya tutulmak. Yağmur yağarken küpünü doldurmak. Yağ tulumu. Yahudi pazarlığı. Yakadan atmak. Yaka paça. Yakası açılmadık. Yakasına sarılmak. Yakasına yapışmak. Yakasını bırakmamak. Yakasını kaptırmak. Yakayı sıyırmak. Yaka silkmek. Yakayı ele vermek. Yakayı kurtarmak. Yakınlık duymak. Yalancı pehlivan. Yalancısı olmak. Yalan dolan. Yalan yere. Yalayıp yutmak. Yalpa vurmak. Yalvar yakar olmak. Yan bakmak. Yan çizmek. Yandan çarklı. Yan gelip yatmak. Yangına körükle gitmek. Yan gözle bakmak. Yanık ses. Yanına bırakmamak. Yanına kar kalmak. Yanıdnan bile geçmemiş. Yanıp tutuşmak. Yanıp yakılmak. Yanlış ata oynamak. Yanlış kapı çalmak. Yan tutmak. Yan yan bakmak. Yapmadığını bırakmamak. Yara açmak. Yaraya merhem olmak. Yardan olmak. Yarım yamalak. Yarı buçuk. Yarından tezi yok. Yarı yodla bırakmak. Ya sabır çekmek. Yaş dökmek. Yaşını başını almış. Yaşını içine akıtmak. Yaş tahtaya basmamak. Yatağa düşmek. Yataklık etmek. Yatırım yapmak. Yavaş gel. Yaya kalmak. Yaygarayı basmak. Yedeğe almak. Yedi canlı. Yedi düvel. Yediden yetmişe. Yediği naneye bak. Yedi iklim dört bucak. Yedi kat yabancı. Yağ tutmak. Ye kürküm ye. Yele vermek. Yelkenleri suya indirmek. Yel yeperel yelken kürek. Yemeden içmeden kesilmek. Yeme de yanında yat. Yemin etsem başım ağrımaz. Yenilir yutulur gibi değil. Yer almak. Yer cücesi. Yer demir gök bakır. Yerden yere çalmak. Yere bakan yürek yakan. Yereğe göğe koymamak. Yer etmek. Yerinde duramamak. Yerinden oynamak. Yerinden oynatmak. Yerinde saymak. Yerinde yeller esmek. Yerin dibine geçmek. Yerini bulmak. Yerini doldurmak. Yeri yurdu belirsiz. Yerle bir etmek. Yerli yersiz. Yer tutmak. Yer vermek. Yer yarılıp içine girmek. Yer yerinden oynamak. Yeşil ışık yakmak. Yılan hikayesi. Ylanın kuyruğuna basmak. Yıldırımları üstüne çekmek. Yıldızı barışmamak. Yıldızı parlamak. Yıldızı sönmek. Yiğitlik sende kalsın. Yiyip bitirmek. Yok canım! Yok devenin başı! yk pahasına. Yol açmak. Yla çıkmak. Yola gelmek. Yola düşmek. Yla getirmek. Yol almak. Yol aramak. Yol bulmak. Yoldan çıkmak. Yoldan kalmak. Yol geçen hanı. Yol göstermek. Yol iz bilmemek. Yol kesmek. Yol tutmak. Yolu düşmek. Yoluna çıkmak. Yoluna girmek. Yoluna koymak. Yolunu beklemek. Yolunu bulmak. Yolunu kaybetmek. Yolunu sapıtmak. Yolunu yapmak. Yolu tutmak. Yol yordam. Yorgunluğunu almak. Yorgunluğunu çıkarmak. Yörüngesine oturtmak. Yufka yürekli. Yukarı tükürsem bıyık, aşağı tükürsem sakal. Yumruk kadar. Yumurta kapıya gelmek. Yumurtaya kulp takmak. Yumuşak yüzlü. Yuvarlak hesap. Yuvarlanıp gitmek. Yuvasını bozmak. Yuvasını yapmak. Yuvasını yıkmak. Yük altına girmek. Yük olmak. Yükseklerde dolaşmak. Yüksek perdeden konuşmak. Yüksekten atmak. Yükte hafif pahada ağır. Yükün altından kalkmak. Yükünü tutmak. Yüreği ağzına gelmek. Yüreği cız etmek. Yüreği çarpmak. Yüreği dayanmamak. Yüreği ezilmek. Yüreği hop etmek. Yüreği ferahlamak. Yüreği kabarmak. Yüreği kalkmak. Yüreği kararmak. Yüreği katı. Yüreğine dert olmak. Yüreğine inmek. Yüreğinin içine işlemek. Yüreğine od düşmek. Yüreğine su serpilmek. Yüreği küt küt atmak. Yüreği oynamak. Yüreği parçalanmak. Yüreği pek. Yüreği yanmak. Yürekten bağlanmak. Yürürlüğe girmek. Yüzünü ağartamak. Yüz bulmak. Yüze gülmek. Yüze vurmak. Yüze yüze kuyruğuna gelmek. Yüz görümlüğü. Yüz göz olmak. Yüz karası. Yüz kızartıcı. Yüz dökmek. Yüz tutmak. Yüzde kalmak. Yüzü ak. Yüzü görmemek. Yüzü gözü açılmamak. Yüzü gülmek. Yüzü kalmamak. Yüzü kara. Yüzünden düşen bin parça. Yüzünden okumak. Yüzüne bir daha bakmamak. Yüzüne kan gelmemek. Yüzünü ağartmak. Yüzünü ekşitmek. Yüzünü gören cennetlik. Yüzünü kara çıkarmak. Yüzünü kızartmak. Yüzünün akıyla çıkmak. Yüzü sirke satmak. Yüz üstü bırakmak. Yüzü soğuk. Yüzü suyu hürmetine. Yüzü tutmamak. Yüzü yerde. Yüzü yok. Yüz vermek. Yüz yüze bakmak. Yüz yüze gelmek.
|
|||