www.insicamx.com

     
 

 

 

  

Lüksemburg'un AB İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Nicolas Schmit, ''Türkiye'nin AB'ye katılımı, uzun bir süreç

-''TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİĞİ BÖLGEYE BARIŞ VE İSTİKRAR DA GETİRİR''

    

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğinin bölgeye barış ve istikrar da getireceğini söyledi.  Avrupa Konseyi Yatırım Bankasının 50. kuruluş yıl dönümü

dolayısıyla Paris'te yapılan konferansta konuşan Babacan, AB'de bazı ülkelerin genişlemeye yönelik korkularının yersiz olduğunu belirterek, AB'nin stratejik vizyonunu geliştirmesi gerektiğini kaydetti.

     AB ile Türkiye arasındaki müzakerelerin bir yıl önce başladığını hatırlatan Babacan, bu müzakere sürecinin Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Asya ülkeleri tarafından da yakından izlendiğini söyledi.

     Türkiye'nin üyeliğinin AB'nin istikrarına olduğu kadar bu bölgelerin istikrarına da katkıda bulunacağını belirten Babacan, Müslüman nüfusa ve demokrasiye sahip Türkiye'nin İslam ve demokrasinin birlikte olabileceğini göstermesi açısından önemli bir örnek olduğunu söyledi.

     AB içinde farklı din, etnisite ve kültürler olabileceğini ama birlik içinde ortak değerler yaratıldığını belirten Babacan, ''bu yüzden farklılıklardan korkmamak lazım. Türkiye'nin üyeliği medeniyetler arası diyalog ve anlayışa da büyük katkı sağlayacak'' dedi.

     ''Hükümet olarak liberal ekonomi, esnek ve daha az korumacı bir ekonomiden yanayız'' diyen Babacan, Türkiye'deki ekonomik gelişmeler hakkında bilgi verdi ve son iki yılda ekonomik gelişme ile birlikte çok sayıda iş imkanı yaratıldığını belirtti.

     Hükümetin son zamanlarda gerçekleştirdiği sosyal güvenlik reformu ve sağlık sigortası hakkında bilgi veren babacan, ''Türkiye'deki ekonomik gelişmenin toplumsal uyuma da çok büyük katkısı oldu'' dedi.

     Kız çocuklarının okula gönderilmesi kampanyasına dikkat çeken Babacan, bu çerçevede çocuklarına okula gönderen ailelere ekonomik yardım yapıldığını söyledi.

     Bir günlük konferansta, ''toplumsal uyum, gelişme için bir koşul mudur?'' konusu ele alındı. Büyümenin ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla ele alındığı konferansta sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması ve refah düzeyinin artırılması için alınacak önlemler de ayrıntılı bir biçimde gözden geçirildi. 

     -BAŞMÜZAKERECİ BABACAN, LÜKSEMBURG'UN AB İŞLERİNDEN     SORUMLU BAKANI NİCOLAS SCHMIT İLE GÖRÜŞTÜ     -BABACAN: ''AB YOLUNDA REFORMLARIN YAVAŞLADIĞI ELEŞTİRİLERİ,     DAHA ÇOK UYGULAMADAKİ EKSİKLİKLERDEN KAYNAKLANIYOR''

     BRÜKSEL (A.A) - 14.11.2006 - Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Avrupa Birliği (AB) yolunda reformların yavaşladığı eleştirilerinin, hükümetin yasal çalışmalarından çok, uygulamadaki eksikliklerden kaynaklandığını söyledi.

     Babacan, Lüksemburg'un AB işlerinden sorumlu bakanı Nicolas Schmit ile baş başa ve heyetler arası görüşmeler yaptı.

     Görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, Türkiye'nin müzakere sürecinde reform çalışmaları ve Kıbrıs ile ilgili gelişmeler konusunda Lüksemburg tarafını bilgilendirdiğini ifade eden Babacan, ''9. Reform Paketi çok yakında tamamlanacak. İnsan hakları ve ifade özgürlüğü konusunda çok hızlı bir ilerleme sağlıyoruz'' dedi.

     Reform sürecinde yasaları yapmak kadar toplum tarafından benimsenmesi için zamana ihtiyaç duyulduğunu belirten Babacan, uygulamadaki her gün daha daha çok başarı sağlandığın dile getirdi.

     Babacan, ''AB yolunda reformların yavaşladığı eleştirileri, hükümetin yasal çalışmalarından daha çok uygulamadaki eksikliklerden kaynaklanmaktadır'' diye konuştu.

     Siyasi reformlar kadar ekonomik alanda da reformların devam ettiğini, bunun beraberinde Türkiye'nin hızlı büyümeyi sürdürdüğünü ifade eden Babacan, doğrudan yabancı sermaye girişi ve büyüme rakamlarında son 4 yılda çok hızlı bir artış yaşandığını kaydetti.

     Müzakere sürecinde Türkiye'nin teknik çalışmaları kolaylıkla gerçekleştirirken, siyasi alanda zorluklarla karşılaştığını belirten Babacan, ''AB'deki genişleme karşıtı hava zorluk yaratıyor. Özellikle 10 yeni üyenin girişinin ardından genişleme yorgunluğu var'' dedi.

     Türkiye'nin AB üyeliği ile ilgili çalışmaları 3-4 yılda bitirebileceğini ve kalan sürede de siyasi kararların alınabileceğini ifade eden Babacan, 2014 yılında AB'nin yeni bütçe döneminde, Türkiye'nin üyeliğe hazır olacağını bildirdi.

     Bu çerçevede karşılıklı güçlü irade gerektiğine dikkat çeken Babacan, bu iradenin sadece hükümetlerle ve parlamentolarla değil, halkların da birbirini iyi anlamasıyla oluşabileceğini vurguladı.

     Babacan, bir soru üzerine, Türkiye'de AB'ye verilen destekte gerilemenin reform çalışmalarından değil, bazı Avrupalı siyasetçilerin Türkiye aleyhindeki sözlerinden, Fransa Parlamentosunda sözde Ermeni soykırımının inkarını suç sayan yasa teklifinin kabul edilmesinden, Kıbrıs konusunda Türkiye'nin karşılaştığı haksızlıklardan kaynaklandığını kaydetti.

     Babacan, ''Eğer siz anketlerde 'Türkiye'nin üyeliğinin iyi bir şey olup olmadığını sorarsanız' çoğunlukla halktan 'evet' cevabı alırsınız. Fakat 'Türkiye'nin sonunda üye olacağını düşünüyor musunuz', 'Türkiye'nin AB'ye üyelik süreci nasıl ilerliyor' diye sorarsanız 'olumsuz' cevaplar alırsınız'' dedi.

     Bir başka soru üzerine Babacan, AB Dönem Başkanı Finlandiya'nın ''Kıbrıs'ta kısmi çözüm çabalarına'' değinirken, ''Burada yazılı olarak taraflara sunulmuş bir şey yok. Bazı fikirler var ve Finlandiya taraflarla görüşerek öneriler alıyor. Belki bunlardan bazılarını toparlayarak nihai şeklini alacaktır'' diye

konuştu.

     Bu önerilerin geniş kapsamlı olmadığını ve süreç içinde geliştiğine dikkati çeken Babacan, KKTC üzerindeki izolasyonların da kalkması durumunda Türkiye'nin Kıbrıs Rum kesimine limanlarını açacağını ifade etti.

    

     -NİCOLAS SCHMİT-

    

     Lüksemburg'un AB İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Nicolas Schmit ise Türkiye'nin Kıbrıs konusunda diyaloğa açık olduğunu söylemesinden memnuniyet duyduklarını belirtirken, Aralık ayındaki AB Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde bir gelişme beklentileri olduğunu dile getirdi.

     Türkiye'nin, AB'nin ekonomik ve siyasi açıdan önemli bir komşusu olduğunu belirten Schmit, ''Türkiye'nin AB'ye katılımı, uzun bir süreç ve AB'yi de Türkiye'nin üyeliğine hazırlamak da uzun bir süreci gerektiriyor. Çünkü toplumların birbirlerini daha iyi anlamasına ve bu sürecin kendileri açısından olumlu olduğuna inanması için, böyle bir sürece gerek var'' dedi.

     Türkiye'nin AB üyeliğini ''kazan-kazan'' yaklaşımı şeklinde nitelendiren Schmit, Türkiye'nin modernleşmesine katkı sağlayan üyelik sürecinin AB'ye de yeni açılımlar sunacağını belirtti.

     Bir soru üzerine, Türkiye'nin Kıbrıs Rum kesimine limanlarını açmaması nedeniyle AB'nin ''zor bir durumla'' karşı karşıya kaldığını ifade eden Schmit, ''Fakat bunu abartmaya gerek yok. Bir gelişme olmalı, herkes bunu düşünüyor. Umarım kısa zamanda bu gerçekleşir'' diye konuştu.

     KKTC üzerindeki izolasyonların kaldırılması konusundaki soru üzerine Schmit, AB'nin KKTC'ye karşı bir yaptırımı olmamakla birlikte, doğrudan ticaret yapılamamasının KKTC'nin ekonomik gelişmesine darbe vurduğunu kaydetti.

DEVLET BAKANI BABACAN, LÜKSEMBURG'DA..BAŞBAKAN JUNCKER İLE GÖRÜŞTÜ

     LÜKSEMBURG (A.A) - 14.11.2006 - Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Lüksemburg'daki temasları çerçevesinde Başbakan Jean Claude Juncker ile görüştü.

     Babacan'ı Başbakanlık binasının önünde karşılayan Juncker, yine dışarıya kadar çıkarak samimi bir şekilde uğurladı.

     Yaklaşık bir saat süren görüşmenin ardından açıklama yapılmadı.

     Lüksemburg'daki temaslarına sabah AB işlerinden sorumlu Devlet Bakanı Nicolas Schmit ile ikili ve heyetler arası görüşmeyle başlayan Babacan, temaslarını Parlamento Başkanı Lucien Weiler ve bazı komisyon üyeleriyle bir araya gelerek tamamlayacak.

 

Kaynak: www.abgs.gov.tr (20 Kasım 2007)

Arşiv