|
BM'den Kadına
Karşı Şiddet Raporu
Aida Akl /
Washington / 26/11/2007
Birleşmiş
Milletler dünyada her üç kadından birinin, ailesinin bir bireyi
tarafından dövüldüğünü, kadınların yüzde 40’ının da bir yabancının
saldırısına hedef olduğunu açıkladı. Dünyada on milyon mültecinin
yarısının da kadın olması nedeniyle bir çok uzman, kadınların
çektiği eziyete son verilmedikçe, dünyada barış ve istikrar
sağlanamayacağını söylüyor.
Kadınlar dünyanın
her ülkesinde şiddete hedef oluyor. Ve bu konuda birinci sırada,
Afrika ülkesi Kongo var. Birleşmiş Milletler’e göre, bu ülkede
kadına karşı şiddet sistematik ve her bölgede son derece yaygın.
Uluslararası Af
Örgütü’nün, Kadının İnsan Hakları Bölümü Başkanı Shiela Dauer
savaş zamanlarında kadına karşı şiddetin, tıpkı bir silah gibi
kullanıldığını söylüyor. Bu uzmana göre, barış zamanlarında ise
aile içinde kadına uygulanan şiddet, saldırganın hakimiyet ifadesi
ve cinsel aşağılamanın ürünü olarak ortaya çıkıyor:
"Sorun kadının
dünyanın her yerinde ikinci sınıf vatandaş olarak görülmesinden
kaynaklanıyor. Bu, kadına karşı ayırımcılığı doğuruyor. Bu şiddete
izin vermek ve şiddeti uygulayanların peşine düşmemek, kadına
karşı ayırımcılığın yaygın örneği olarak karşımıza çıkıyor.
Böylece kadına karşı şiddet dünya çapında yaygın olup insan
haklarının da çiğnenmesi olarak kabul ediliyor."
Birleşmiş
Milletler araştırmaları, Pakistanlı kadınların yüzde 70’inin
ailesinden veya dışardan bir erkeğin uyguladığı şiddete hedef
olduğunu gösteriyor.
Aile içi şiddet
özellikle kalkınma yolundaki ülkelerde alabildiğine yaygın.
Kalkınma
yolundaki ülkelere teknik yardım sağlayan MEASURE adlı
araştırma kuruluşunun uzmanlarından Sunita Kishor bu konuda
şunları söylüyor:
"Örneğin
Hindistan’da evli kadınların yüzde 37’si kocalarından şiddet
gördüklerini söyledi. Aynı şekilde hem Zambiya hem de Ugandalı
evli kadınlar kocalarının şiddetine hedef olduklarını söylüyor.
Peru ve Nikaragua’da da, benzer rakamlar karşımıza çıkıyor.
Kalkınma yolundaki ülkelerde, evli kadınların en az üçte birinin,
kocalarından şiddet gördüğünü rahatlıkla söyleyebiliriz."
Kadına karşı
şiddet kalkınmış ülkelerde de sorun. Ancak rakamlar daha düşük.
Örneğin İngiltere’de her hafta iki kadının kocaları tarafından
öldürüldüğü, hükümet istatistikleriyle belirlenmiş bulunuyor. Bu
ülkede ve bu cinayetler, işlenen tüm suçların yaklaşık dörtte
birini oluşturuyor. Uluslararası Af Örgütü uzmanlarından Shiela
Dauer de kadını hedef alan suçların dünya çapında bir sorun
olduğunu belirtiyor:
"Amerika’da her
altı kadından biri eşinin saldırısına uğruyor. Ayrıca savaş ve
çatışma durumlarında da kadınlar ve çocuklar arada kalıyor. Bu çok
büyük çapta bir sorun. Örneğin Darfur’da milyonlarca kadın ve
çocuk saldırılar yüzünden evini terk etmek durumunda kaldı."
Dünyadaki
mültecilerin yarısı kadın. Bu kadınlar mülteci kamplarında hem
şiddete hedef oluyor, hem de çocuklarının ve ailesinin geçimini
sağlamak durumunda kalıyor. Bazılarının ırzına geçiliyor ve doğan
çocuk toplumdan dışlanıyor. Savaş ve çatışmalar, zaten zorla
evlendirilen, kocasından şiddet gören kadınların durumunu daha da
kötüleştiriyor.
Kadına karşı
şiddet, sosyal ve tıbbi hizmetlerin yanısıra üretim kaybı yoluyla
devletlere milyonlarca Dolar’a mal oluyor. Birçok uzman kadının
güvenliği ile bulundukları ülkenin istikrarı arasında sıkı bir bağ
olduğuna işaret ediyor. Nüfusunun yarısı güvenlik içinde olmayan
bir ülkenin güvenlikli olduğunu söylemek mümkün değil. Bu
bakımdan, uzmanlara göre, kadının güvenliğinin sağlanmasını ön
plana almak gerekiyor.
Birleşmiş
Milletler, barış görüşmeleri ve güvenlik konularında kadınların
durumuna ağırlık verilmesi için çalışılacağını belirtiyor. Örgüt
Genel Sekreteri Ban ki Moon kadına karşı şiddetin yaygın ve salgın
olduğunu söyledi. Birçok uzman, erkeklerin kadına karşı şiddeti
durdurma konusuna erkeklerin aktif olarak katılması gerektiği
görüşünde.
Kaynak: http://www.voanews.com 11 Aralık 2007
Arşiv |